Türkiye'nin 50 Yıllık Rüyası Gerçek Oldu: Yerli Çipler "Çelik" ve "Saka" Seri Üretime Gidiyor
Küresel çip krizinin tüm dünyayı sarstığı, tedarik zincirlerinin kırılganlığının herkes tarafından anlaşıldığı bugünlerde, Türkiye’den dev bir adım geldi. Yarım asırdır hayali kurulan yerli çip üretimi, nihayet gerçeğe dönüşüyor. Beyaz eşya devi Beko ile yerli çip tasarım firması Yongatek Microelectronics iş birliğinde geliştirilen “Çelik” ve “Saka” işlemcileri, tasarım sürecini tamamlayarak seri üretim öncesi son aşamaya ulaştı.
Bu devasa hamle, Türkiye’nin yüksek teknoloji ligindeki konumunu yeniden tanımlayacak nitelikte.
Türkiye’nin teknoloji dünyasında attığı adımlar artık küresel yankı ...
⚡ Önemli Bilgiler
-
Yerli Tasarım, Küresel Hedef: 32-bit RISC-V açık kaynak mimarisiyle geliştirilen Çelik ve Saka, lisans bağımsızlığı sağlıyor ve özellikle beyaz eşya, otomotiv ve endüstriyel otomasyon gibi alanlarda yaygın kullanım hedefliyor.
-
Beko ve Yongatek İş Birliği: Proje, Türkiye’nin en büyük beyaz eşya üreticilerinden Beko ile mikroelektronik tasarımında yetkin Yongatek’in ortak çalışmasıyla hayata geçiriliyor. Tasarlanan çipler, milyonlarca ev aletinin beyni olmayı hedefliyor.
-
HIT-30 Desteği: Proje, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın yüksek teknoloji yatırımlarını teşvik eden HIT-30 programı kapsamında destekleniyor.
-
Seri Üretim Hedefi 2026: Planlamalar doğrultusunda, çiplerin seri üretimine 2026 yılı içinde başlanması bekleniyor.
Türkiye’nin yarı iletken serüveninde tarihi bir eşik daha aşılıyor. Beko ve Yongatek Microelectronics iş birliğiyle geliştirilen yerli mikrodenetleyici “Çelik” ve eFPGA mimarili “Saka” işlemcileri, tasarım sürecini tamamlayarak "Tape-out" aşamasına ulaştı. 2026 yılında seri üretimine başlanması hedeflenen bu çiplerin, ilk etapta milyonlarca ev aletinin kalbinde yer alması ve Türkiye’yi bu alanda küresel bir oyuncu haline getirmesi planlanıyor.
Yarım asırlık bu hayal nasıl gerçeğe dönüştü ve bu çiplerin içinde aslında ne yatıyor?

1970’lerin TESTAŞ Rüyası: Başlamış, Yarım Kalmış, Bugün Diriliyor
Türkiye’nin çip hikayesi aslında yeni bir başlangıç değil; yarım asır öncesine dayanan bir rüyanın yeniden canlanışı. 1976 yılında kurulan TESTAŞ, dönemin iddialı vizyonuyla Ankara'da çip ve transistör üretmek, Aydın'da ise paketleme tesisi kurmak için yola çıkmıştı. Güney Kore ve Tayvan ile aynı başlangıç çizgisinde yarışa başladığı o dönemde, TESTAŞ bürokratik gecikmeler ve yatırım sürekliliğinin sağlanamaması nedeniyle hedeflenen ölçeğe maalesef ulaşamadı.
Hikayenin en ilginç kısmı ise, 1980’lerde Samsung’un Türkiye’ye fabrika kurma teklifinin dönemin bürokrasisi tarafından geri çevrilmesi. Samsung, 20 milyon dolarlık yatırımın sadece 5 milyon dolarlık kısmını Türkiye’nin karşılamasını istiyordu. "Hayır" cevabının ardından Samsung bu dev yatırımını başka ülkelere kaydırdı. Bugün global bir dev olan Samsung’un fabrikasını kaçıran Türkiye, aradaki farkı kapatmak için Yongatek ve Beko iş birliğinde üretilen Çelik ve Saka çipleriyle yeniden sahneye çıkıyor.
Çelik ve Saka Çiplerinin Teknik Özellikleri
Bu çiplerin olayı sadece "biz yaptık oldu" demek değil; doğrudan cihazların beyni olacak kapasitede ince işçilikle tasarlanmalarıdır. İşte teyitli teknik veriler:
1. Çelik (32-bit RISC-V Mikrodenetleyici)
-
Mimari ve Özellik: Çelik, tamamen açık kaynaklı olan 32-bit RISC-V mimarisi üzerine inşa edilmiş bir mikrodenetleyicidir (MCU). Bu mimari, dışa bağımlılığı ve özellikle ağır ARM lisans masraflarını ortadan kaldırdığı için yerli üretimde devasa bir maliyet avantajı sağlıyor. Donanım tarafında ise 128 KiB Flash bellek, 64 KiB RAM ve 32 KiB ROM özellikleriyle dikkat çekiyor.
-
Frekans: Çip, 24 ile 50 MHz frekans aralığında, -20 ile 85 derece arasındaki geniş bir sıcaklıkta stabil bir şekilde çalışabiliyor. Endüstriyel çözümler, beyaz eşyalar ve akıllı ev sistemleri için fazlasıyla yeterli ve enerji verimliliği odaklı bir çalışma hızı.
-
Kökeni: Yongatek'in kendi geliştirdiği "ÇENTİK" mikrodenetleyici ailesinin altına konumlandırılmış, Beko cihazları için özel olarak (Custom) terzi işi tasarlanmış bir modeldir.
2. Saka (eFPGA Mimarisi)
-
Esnek Mimari: Saka, klasik bir işlemciden ziyade eFPGA (Gömülü Alanda Programlanabilir Kapı Dizisi) mimarisine sahiptir. Yani üretildikten sonra bile içindeki donanımsal mantık blokları ihtiyaca göre yeniden programlanabilmektedir.
-
Frekans ve Adaptasyon: Tıpkı Çelik gibi o da 24-50 MHz frekans aralığında çalışıyor. Farklı mantık bloklarını destekleyerek çok çeşitli uygulama devrelerine anında uyum sağlayarak ölçeklenebilir bir yapı sunuyor.
Projenin "Tape-out" aşamasına gelmesi demek; bu çiplerin kağıt üzerindeki çizimlerinin ve testlerinin bitip, üretim bantlarında basılacak o meşhur "maskelerinin" fabrikaya gönderilmesi demektir. 2026'da seri üretim başladığında, bu çipler milyonlarca çamaşır ve bulaşık makinesinin içine gömülecek.
Küresel Pazarda Yerli Çipin Şansı ve Rakipleri
Yongatek ve Beko’nun bu hamlesi, sadece yerli gurur meselesi değil, aynı zamanda agresif bir ekonomik stratejidir. Küresel mikrodenetleyici pazarı bugün STMicroelectronics (STM), Renesas, NXP ve Infineon gibi devlerin hakimiyeti altındadır. Çelik çipinin bu dev rakipler karşısındaki en büyük avantajı, RISC-V mimarisinin getirdiği özgürlük ve özelleştirilebilir yapısıdır. Beko gibi dev bir üreticinin bu çipleri kendi ürünlerinde milyonlarca adet kullanacak olması, çipin pazar payını hızla artırma potansiyeli taşıyor. Eğer Çelik, maliyet ve performans dengesinde STM32 veya Renesas gibi rakipleriyle rekabet edebilirse, küresel tedarik zincirinde de kendine sağlam bir yer bulacaktır.

HIT-30 Yüksek Teknoloji Teşvik Programı
Resmi rakamlara göre, HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı kapsamında 2030 yılına kadar toplam 30 milyar dolar değerinde teşvik ve destek sağlanması öngörülüyor. Program kapsamında ülkemizde güncel üretim teknolojilerine dayalı endüstriyel ölçekli bir çip fabrikasının kurulması için yaklaşık 5 milyar dolarlık bir teşvik paketi sunulması planlanıyor. Yongatek ve Beko’nun projesi, bu büyük ulusal hedefin en somut meyvelerinden biri konumunda.
Windows 11 internet yavaşlığını çözün: DNS değiştirme, TCP/IP sıfırl...
Editör Yorumu
Çelik ve Saka çiplerinin seri üretim aşamasına gelmesi, Türkiye’nin stratejik bağımsızlığını sivil teknolojiye taşıma vizyonunun en önemli kilometre taşıdır. Çiplerin tasarımı bize ait olsa da, fiziksel üretim (fabrication) aşaması için günümüzde AMD, Apple ve NVIDIA gibi devlerin de yaptığı gibi TSMC (Tayvan) gibi küresel "Foundry" tesislerine ihtiyaç duyulacaktır. Bu durum "yerlilik" tartışmalarını alevlendirse de unutulmamalıdır ki; fikri mülkiyetin (IP) yerli olması, katma değerin ülkemizde kalması açısından en kritik adımdır.
💬 Siz Ne Düşünüyorsunuz?
Türkiye’nin bu dev adımı hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce yerli çipimiz “Çelik”, küresel devlerle rekabet edebilecek mi? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmında bizimle paylaşın.